Ekstrem sporlar, kimi zaman tehlikeli sporlar olarak algılansa da aslında neyi nasıl yapacağını biliyorsanız ve gerekli eğitimleri alıyorsanız oldukça güvenlidirler. Yani “Ekstrem sporlar tehlikelidir.” algısı aslında yanlış. Her macera sporu altında risk barındırır, tabii eğer bu spor hakkında yeterince deneyiminiz yoksa.

Dünyanın en tehlikeli sporları hakkında konuşuyorsak Forbes tarafından yayımlanmış aşağıdaki listeye göz atıp fikir yürütebiliriz.

  • Base Jumping
  • Heli-Skiing
  • Su Altı Dalışı
  • Mağara Dalışı
  • Boğa Rodeosu
  • Büyük Dalga Sörfü
  • Dağ Tırmanışı
  • Sokak Kızağı
  • BMX
  • Rafting

Bu listeyi vermemizin sebebi, üzerinde düşünmek. Neden bunlar tehlikeli sporlar arasında? Tehlikelilerse insanlar neden bu sporlara ilgi duyuyor?

Forbes dergisinin yaptığı bu liste, sakatlanma potansiyeline göre kurgulanmış. Burada es geçilen bir nokta var: Bu sporu yaparken sakatlanan birçok kişi, gerekli eğitimleri tamamlamadan ya da ekipmanları kullanmadan sporu yapanlardan oluşuyor.

Örneğin rafting ile ilgileniyorsanız takım ruhunu çok iyi kavramış olmanız gerekir. Takımda bir kişinin yapacağı hata, tüm takımın zarar görmesine neden olabilir. Bunu sporun bir parçası olarak görmeye gerek yok.

Sonuç olarak bu spor dalları risk ve zorluk seviyelerine göre şekilleniyor olabilir, ama bir tehlike listesi yapmak pek gerçekçi değil. Güç, direnç ve konsantrasyon isteyen bu sporlara göre şekillendiğiniz ve kendinizi eğittiğiniz sürece korkmak için hiçbir neden yok.

Şimdi, insanların neden ekstrem sporlarla ilgilendiği konusuna gelelim.

Adrenalin ile Gelen “Yaşıyorum” Hissi

Hormonlar, üzerinde hala birçok araştırma yapılan bir konu olsa da onlar hakkında birçok şey öğrendik. Tüm duygularımızı onlar yönlendiriyor, karakterimizi ve davranışlarımızı onlar belirliyor. Üzgün hissediyorsak nedeni hormonlar. Depresif hissediyorsak da öyle. Size gerekli olan şeyler dopamin, endorfin veya adrenalin.

Adrenalin, vücudun ekstrem durumlar karşısında hayatta kalmak için ortaya çıkardığı bir hormon. Vücudunuz adrenalin seviyesini artırırken refleksleriniz güçlenir, görüş açınız genişler ve zaman yavaşlar. Vücudunuz hayatta olmanın ne kadar mutlu edici bir şey olduğunu hatırlar. Adrenalin, sizi yaşama bağlar; ama bağımlılık da yapar.

Adrenalin, ekstrem sporcuların ana motivasyon kaynağı. Bir kez adrenalin patlaması yaşandığında insan rutin hayatın getirdiği düşük dopamin seviyelerinden kurtulmak için onu bir araç olarak görür. Üstelik ekstrem sporlarda her deneme, yeni bir maceraya giden yolu açar. Örneğin Niğde Aladağlar’da başarılı bir tırmanıştan sonra insan gözünü daha da yükseklere diker. Mesela Kaçkarlar.

Paraşütle atlama, buz tırmanışı, yamaç paraşütü, bungee jumping ve uçurtma sörfü gibi ekstrem sporlar, adrenalin patlaması yaşamak için yapılabilecek sporlar arasında. “Neden ekstrem spor yapılır?” diye merak ediyorsanız ve hiçbirini denemediyseniz şimdi harekete geçme zamanı.

Korkuları Yenmek

Korkulara izin verirsek bizi yönetmeye başlarlar. Çoğu korku yersizdir ve aslında bilinçte kalan ilkel tortulara benzerler. Korku, aynı zamanda bir tuzak gibi çalışır. Tam ilerleyeceğiniz anda karşınıza çıkar ve sizi geriye itmeye çalışır. Mesela paraşütle atlayış yapmaya kadar verdiniz. İlk defa deneyimleyecekseniz aşağıya ilk baktığınız an yoğun bir korku hissedebilirsiniz. Bu da ilerlemenizi engelleyebilir.

Korku, hayatın birçok alanında karşımıza çıkar. İletişim sorunlarına yol açan sosyal korkular kadar insanı kötü hissettiren fobiler, aslında onlardan kaçtığımız kadar güçlüler. Ekstrem sporlar ise korkularla yüzleşmenin en eğlenceli yollarından biridir. Üstelik en büyük korkularımızla.

Rutini Kırmak

Rutinlere ihtiyaç duyarız, ama tüm hayatımızı onlar şekillendirmeye başladığında yaşama sevincimizi kaybederiz. Bu bizi hormonlarla ilgili konuştuğumuz bölüme götürüyor. Rutinler ve gerilimsiz hayat, mutluluk yayan hormon seviyelerinin dostu değildir. Ekstrem sporlar da bu rutinleri kırarak mutluluk ve heyecan hormonları salgılamamızı sağlar.

Ekstrem sporlarla ilgilenen çoğu kişi, bunu yaparken iş ya da okul hayatı rutinlerinin getirdiği sıkıcılıktan uzaklaşma amacı güder.

Sınırları Zorlamanın Dayanılmaz Hissi

İnsan zihninin ve bedeninin sınırları var mı? Sürekli kırılan yeni rekorları ve aşılmaz denilen zorlu parkurları alt eden insanlara bakın. Sınırların sadece zihnimizde olduğunu, aslında gerçek olmadıklarını fark etmek bu kadar kolay.

Sınırları zorlamak, insanın kendini tanıması ve geliştirmesi için harika bir yöntem. Geçilen her sınır, aşılan her engel ve çıkılan her zirve; insanı bir sonrakine hazırlar. Sınırlar aşılırken vücut ve zihin gelişim sürecine girer. Eskiden yapamayacağınız şeyler arasında yer alan hayaller, artık gerçeğe çok yakındır; çünkü sınırları yıkmışsınıdır.

Farklı Olmanın Getirdiği Yaratıcılık

Ekstrem sporlar farklıdır. Herkes futbol oynayabilir, herkes koşuya çıkabilir; ama herkes 5000 metre yükseklikten kendini boşluğa bırakamaz ya da 90 derecelik bir kayaya tırmanamaz. Ekstrem sporlar, farklılığı yansıtmanın yollarından biri. Kimisi bunu sanatıyla kimisi de tarzıyla yaparken ekstrem sporcular ise özgünlüklerini yaptıkları sporlarla gösterir.

Farklı olmak, yaratıcılığı besler. Yaratıcılık da hayatın her alanında işe yarar. Ekstrem sporlar da farklı olmanın hazzını getirir. Kendinizi bir dağın zirvesinde düşünün. İşte o an, herkesten daha farklısınız demektir. Zirvedesiniz ve bu noktaya bir sürü engeli aşarak geldiniz.

Hayatı güzel kılmanın yolu, onu çeşitlendirmekten geçer. Ekstrem sporlar ile hayatınıza renk katabilirsiniz, bu çok açık. Üstelik ekstrem sporlar, farklı insanlarla ve coğrafyalarla tanışmayı mümkün kılar. Ne kadar çok görürseniz bakış açınız da o kadar gelişir.

Karakter Gelişimi

Ekstrem sporların karakter gelişimindeki rolü yadsınamaz. Her ekstrem sporcu, ilk atlayışını yaptıktan, ilk zirvesini gördükten ya da ilk serbest düşüşünü gerçekleştirdikten sonra yaşadığı karakter değişiminden bahseder. Bu öyle bir an ki bir yeniden doğuş olarak bile tanımlanabilir. Ekstrem spor dallarında ilk zaferinizi kazandıktan sonra artık yeni birine dönüşeceksiniz; çok daha güçlü ve çok daha  azimli…

Ekstrem Sporlara İlgi Artıyor!

İngiltere’de yapılan araştırmalara göre 2006 yılında yaklaşık 49 bin insan ilk kez paraşütle atlarken bu sayı 2016’da 60 bine çıkmış. Aynı şekilde 2000’de yaklaşık 25 bin kayıtlı dağcı varken bu sayı zaman içerisinde 55 bine çıkmış.

Youtube analizleri de GoPro ile çekilen ekstrem spor ya da etkinlik görüntülerinin her geçen gün arttığını gösteriyor. Öngörülere göre 2020 yılında sonra ekstrem sporlara duyulan ilgi, alışılagelmiş klasik sporlara duyulan ilgi ile yarışmaya başlayacak.

Siz de bu heyecanları tatmak istiyorsanız hemen harekete geçin!

Yazar

Bir Yorum Yazın