Facebook, Twitter, Instagram, Pinterest, Snapchat ve nicesi… Farklı türdeki sosyal medya mecraları hayatlarımızın odak noktası haline gelmiş durumda ve yaşamlarımızın çok büyük bir bölümü bu sanal platformlarda geçiyor.

Bütün hislerimizi, düşüncelerimizi, fotoğraflarımızı, videolarımızı anlık olarak takipçilerimizle paylaşıyoruz. Ailemizle ve arkadaşlarımızla sosyal medya aracılığıyla iletişim kuruyoruz, günlük medya tüketimimizi çoğunlukla bu dünya üzerinden yapıyoruz.

Bu kadar interaktif olmak, tüm dünyayı takip etmek ve paylaşmak iyi güzel de peki ya işin bağımlılık boyutu? Maryland Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre sosyal medyayı çok aktif şekilde kullanan kişiler sosyal medyadan uzak kaldığında panik yaşıyor, strese giriyor, güvensiz ve hatta yalnız hissetmeye başlıyor.

Eskiler boşuna her şeyin fazlası zarar demiyorlar. Eğer bu durumdan sıkıldıysanız ve gerçek hayattan zevk duymak, doğanın içinde kaybolmak istiyorsanız Türkiye’de sosyal medyadan uzaklaşabileceğiniz harika güzergahlar mevcut. Haydi gelin, bu rotalara beraber bakalım ve özgürlüğün tadını çıkaralım.

1. Yedigöller

Teknolojiden ve sosyal medyadan uzak kalmak isteyenler için Yedigöller havzası bir nimet niteliğinde. Bolu’ya 42 km mesafede yer alan bu doğa harikası bölgede Büyükgöl, Seringöl, Nazlıgöl, Deringöl, Küçükgöl, Sazlıgöl ve İncegöl olarak isimlendirilen birbirinden güzel yedi göl bulunuyor.

Heyelanların oluşturduğu bu set göller zengin bir bitki örtüsüyle çevrili konumda. Türkiye açısından doğal bir miras olarak kabul edilen Yedigöller, 1965 yılında Milli Park ilan edilmiş.

Bir yeryüzü cenneti olarak ifade edebileceğimiz bölgede yeşilin daha önce hiç görmediğiniz tonlarıyla karşılaşacaksınız. Yedigöller seyahatini sonbahar döneminde gerçekleştirirseniz muhteşem doğa fotoğrafları çekme şansına da sahip olabilirsiniz. Fotoğraf makinelerinizi ve kamp malzemelerinizi hazırlayın, Yedigöllerde konaklamaya ve huzurla dolmaya geç kalmayın.

2. Kaçkar Yaylaları

Karadeniz’in güzelliklerine tanık olduğunuzda kendinizi yeniden doğmuş gibi hissedebilirsiniz. Kaçkar, Rize’nin Çamlıhemşin ilçesine bağlı 2400 metre yüksekliğinde bir bölge. El değmemiş güzellikleri, tarihi evleri ve oksijeni bol manzarasıyla sosyal medya diyeti yapmak isteyenler için birebir. Bu bölge, Çamlıhemşin’e 29 kilometre uzaklıkta yer alıyor ve halihazırda bir araba yoluna sahip olmadığı için yalnız kalmaya oldukça müsait. Kaçkar Yaylalarına ulaşım da patikalar üzerinden sağlanıyor.

Buradaki patikalarda yürürken dağ çiçeklerine ve gökyüzünün olağanüstü görünümüne hayran olmamak elde değil. Büyük kentlerin trafiğinden, stresinden, gürültüsünden ve kalabalığından bunaldıysanız, kaçacak bir yerler arıyorsanız ilk fırsatta Kaçkar Yaylası seyahatini hayata geçirmelisiniz.  

3. Kalem Adası

İzmir’in yazlık bölgesi Dikili’yi duymuş olabilirsiniz, ama ya Kalem Adası’nı? Kalem Adası, Bademli Köyü’ne bağlı olan bakir bir ada. Adı sanı henüz çok fazla duyulmadığı için de oldukça tenha.

Doğanın içinde kendinizle başbaşa kalmak istiyorsanız ya da sevdiklerinizle herkesten uzak romantik bir tatil arayışındaysanız Kalem Adası’nı mutlaka ziyaret etmelisiniz. Ayrıca buradaki sualtı güzellikleri de takdire şayan. Sualtına ve dalmaya dair bir tutkunuz varsa burayı özel olarak ziyaret etmelisiniz.

4. Taşlıca Köyü

Taşlıca Köyü, Marmaris’in en uzak köşesinde yer alıyor. Merkezden uzak olması sebebiyle doğallığını ve kültürel özelliklerini hiç kaybetmemiş olan bu tarihi köyde oldukça farklı bir deneyim yaşayabilirsiniz.  

Taşlıca Köyü aynı zamanda Bozburun yarımadasının bir parçası konumunda. Burası düzlükleriyle ve sahip olduğu organik yaşamla dikkat çeken bir yerleşim bölgesi. Köydeki büyük keçiboynuzu ve incir ağaçlarının yarattığı atmosfer de oldukça ilgi çekici.  

Eski bir tarihe sahip Taşlıca Köyü, oldukça geniş bir alana yayılıyor. Köyde antik dönemlerden kalan tarihi eserler bulunuyor. Özellikle Apollon Tapınağı, Helenistik döneme ait temenos ve kule kalıntılarını görünce hayrete düşebilirsiniz.

5. Kapıkırı Köyü

Kapıkırı Köyü, Muğla sınırları içerisindeki Bafa Gölü kıyısında yer alıyor. Bodrum’a yaklaşık 45 dakika uzaklıktaki bu köy, Bafa Gölü civarında konaklanabilecek en sessiz sakin köşelerden biri.

Bafa Gölü’nün en derin yeri 25 metreye kadar ulaşıyor. Gölün üzerinde 4 tane ada bulunuyor. Bu adaların üzerinde ise Antik Heraklia Kalıntıları yer alıyor. Gölün antik dönemdeki adı Latmos olarak geçiyor. Etrafında bulunan Beşparmak Dağları (diğer adıyla Latmos Dağları) ise buraya farklı bir görünüm katıyor.

Kapıkırı Köyü’nde konaklayarak otantik ve teknolojiden uzak bir deneyim yaşayabilirsiniz. Bafa Gölü civarında gün boyunca yapacağınız yürüyüşler ve küçük kayıklarla çıkacağınız göl turları ile ruhunuzu arındırmanız mümkün.

6. Pokut Yaylası

Karadeniz’in bir başka bulutlar üzerindeki güzelliği de Pokut Yaylası. “En çok sorulardan biri “Pokut Yaylası nerede?” ve biz de önce buna cevap verelim: Tıpkı Kaçkar Yaylaları gibi Pokut Yaylası da Rize’nin Çamlıhemşin ilçesine bağlı ve 2050 metre yüksekliğiyle baş döndürür.

Pokut’un ismi “rüzgarlı vadi” anlamına gelir. Bu yaylaya ilk yerleşimin ne zaman yapıldığı tam olarak bilinmiyor. Şu an itibariyle yaylada 80 kadar ev bulunuyor, ama bu evlerin hepsi kullanılmıyor. Bazıları Pokut Yaylası’nda otel ve pansiyon gibi konaklama vazifesi görürken bir kısmında ise yerel halk yaşıyor

Pokut Yaylası turu yaptığınızda bulutların üzerinde zaman geçireceksiniz ve gerçek olmaktan uzak, rüya gibi manzaralara tanıklık edeceksiniz. Buraya gitmeye karar verdiğinizde fotoğraf makinenizi yanınıza almayı unutmayın, pişman olursunuz.

7. Dereköy

Alanya’nın kuzey tarafında, Toros Dağlarının ferahlatan sırtında kurulmuş olan Dereköy’e ulaşım, Toros Dağlarının iç bölümlerine doğru yapılan bir yolculuk ile sağlanır. Çam ormanları içerisindeki Dereköy, egzotik yapısıyla oldukça ilham verici bir rota konumunda.

Dereköy yolu üzerinde Çinoğlu, Pınarbaşı, Gedevet ve Türktaş yaylaları bulunur. Dereköy yolculuğunda bu noktaları da ziyaret edebilirsiniz. Ancak Dereköy’ün özellikle yaz mevsiminde ziyaretçi sayısında ciddi bir artış olur. Kalabalığa karışmak istemiyorsanız Dereköy seyahatini bu nedenle iyi planlamalısınız.

8. Adatepe

Adatepe; Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde, Kaz Dağlarının yamacına kurulmuş ilgi çekici bir köy. Köyün tarihi antik çağlara kadar uzanır. Ayrıca Adatepe, Roma dönemine ait eserler bulunduğu için özel bir bölgedir.

Adatepe’nin oldukça ilginç bir hikayesi vardır. Köyün keşfedilişi 1980’li yıllara dayanır. Büyük kent yaşamından kaçan bir grup insan Adatepe’yi bulur ve buraya yerleşir. Grup, buradaki taş yapıları da aslına sadık kalarak restore eder. Adatepe otellerinin ve diğer konaklama seçeneklerinin bir kısmı, o dönemden kalmadır.

Buraya geldiğinizde tarihe esaslı bir bakış atabilir ve köyün taş yollarında gezinerek kendinizi terapiye alabilirsiniz.

9. Borçka

Borçka için gizli bir cennet ifadesini kullanmak yanlış olmaz. Doğu Karadeniz’in Artvin-Hopa yolu üzerinde bulunan bölge, Çoruh Nehri’nin kıyısına konumlanmış. Zamanında Rusların, İngilizlerin ve Gürcülerin hakimiyeti altına girse de 1921’de son kez Osmanlı topraklarına katılmış.

Borçka ormanlarla, dağlarla kaplı gizemli bir arazi. Bölgenin yakınında Karagöl yer alır. Eğer modern dünyadan tamamiyle soyutlanmak ve kendinizi Orta Dünya gibi bir yerde bulmak istiyorsanız Borçka turu tam size göre. Üstelik Borçka otelleri ve pansiyonları da doğayla iç içe.

10. Arpaz

Arpaz, Aydın’ın Nazilli ilçesinin 10 km güneyinde yer alıyor. Köyün girişinde Avrupai tarzda inşa edilmiş bir şato bulunuyor. Eskiden önemli bir yerleşim yeri olan ve Nazilli’den Davas’a kadar uzanan bir hükümetin merkezi konumundaki Arpaz, şimdilerde geçmişin gölgesi altında yaşamını sürdürüyor.

Burası aynı zamanda Esenköy adıyla da biliniyor. Yakınlardaki Orthosia (Donduran) Antik Kenti ile beraber Karia bölgesi kentlerinden sayılıyor. Antik Maiandros (Menderes) Nehri’nin iç kıvrımlarında bulunan bu coğrafya bir arkeoloji cenneti konumunda.

Yazar

Bir Yorum Yazın