Pub crawling, İngilizlerden dünyaya yayılan ve özellikle Avrupa ve ABD’de çok sevilerek yapılan bir etkinlik. Tek başınıza ya da arkadaşlarınızla dışarı çıkıyorsunuz ve deyim yerindeyse “o pub senin, bu bar benim” geziyorsunuz. Zaten pub crawling kavramının Türkçesi de bar bar dolaşmak. Biz de bu konsepti aldık ve kendi kültürümüze dönüştürdük. Ortaya “meyhane crawling” konsepti çıktı.

İstanbul gece hayatı pek renkli ve çok hareketli. İstanbul’daki gece kulüpleri ve barlar, özellikle hafta sonları çok rağbet görür ama meyhaneler, tam anlamı ile tıka basa dolar. Özellikle canlı müzik yapılan İstanbul meyhaneleri, rezervasyonla müşteri kabul eder.

Meyhane kültürü daha çok meze, ara sıcak ve ana yemeklere eşlik eden keyifli içeceklerin tüketildiği uzun saatleri kapsıyor olabilir; ama neden standartların dışına çıkmayasınız? İstanbul’da geçireceğiniz süre kısıtlıysa arkadaşlarınızda bir meyhane crawling etkinliği düzenleyerek şehrin ünlü meyhanelerini keşfedebilirsiniz.

Safa Meyhanesi: Keyifli Muhabbetlerin Mekanı

Fatih semtinin Yedikule mahallesine konumlanmış Safa Meyhanesi, İstanbul’un tarihi mekanları arasında yer alıyor. Şehrin en iyi paçanga böreği tarifini servis eden mekanlar arasında yer alan Safa Meyhanesi, aynı zamanda güzel mezeler ve lezzetli ana yemekler ile konuklarını şımartıyor.

Safa Meyhanesi’nde canlı müzik yok. Burası daha çok arkadaşlarınızla keyifli sohbetler edebileceğiniz ve tarihi meyhane kültürünü yaşayabileceğiniz bir yer. Meyhane ayrıca İstanbul’un en ünlü meyhanesi olarak da anılabiliyor, çünkü mekanı müzik kliplerinde olduğu kadar Kabadayı ve Av Mevsimi filmlerinde de görebilirsiniz. Konumu gereği pek meyhane crawling için uygun olmasa da tarihi Osmanlı meyhanesi atmosferini solumak için burası kesinlikle ziyaret edilmeli.

Barba Vasilis Rum Meyhanesi: Nostaljik Bir Gece Geçirmek İsteyenlere

İstanbul’da Rum meyhanesi kültürü bir başka. Bu kültürü yaşamak istiyorsanız İstanbul Fener’in tarihi dokusunda, eşsiz Haliç manzaraları sunan Barba Vasilis Rum Meyhanesi’ne gitmenizi tavsiye ederiz. İstanbul’da gidilecek meyhaneler listesinde Rum, Türk ve Yunan müzikleri ile eğlenebileceğiniz bir mekan olan Barba Vasilis, özellikle mezeleri ile pek ünlü. Lakerda gibi deniz ürünleri ile dikkat çeken Barba Vasilis, aynı zamanda hızlı servisi ve güler yüzlü çalışanları ile konuklarını şımartıyor.

Latife Hanım Meyhanesi: Türk Sanat Müziği Dostlarının Buluşma Noktası

Beyoğlu’nun en iyi meyhanelerinden biri olarak anılan Latife Hanım Meyhanesi, daha çok Türk Sanat Müziği’nin ve keman dinletilerinin gerçekleştiği üç katlı bir mekan. Kendi kemik kitlesine sahip Latife Hanım Meyhanesi, birbirini tanıyan insanların düzenli olarak bir araya getiriyor ve keyifli sohbetlere sahne oluyor.

Latife Hanım Meyhanesi, Beyoğlu’nda çıkılacak bir meyhane crawling için ilk durak olabilir. Buradaki güzel mezelerle beraber asma yaprağında levreğin tadına bakılabilir. Canlı müziğe denk gelirseniz kadife gibi sesleri dinlemek için kesinlike sanatçılara yakın bir yere oturun.

Asmalı Cavit: Buradaki Mezeler Bir Başka

Beyoğlu, meyhane crawling yapmak için en uygun semt; çünkü şehrin en iyi meyhaneleri bu bölgeye konumlanmış. Onlardan biri olan Asmalı Cavit; uygun fiyatları, enfes mezeleri, sıcakkanlı çalışanları ve eğlenceli atmosferi ile muhtemelen sizi saatlerce tutacak.

Eleos: Mavi-Beyaz Bir Yunan Tavernası

Beyoğlu’ndaki meyhanelerin tadına doyum olmuyor. Beyoğlu’nda İstiklal Caddesi üzerinde bulunan Eleos, terasındaki deniz manzarası ile ziyaretçilerine bir İstanbul manzarası resitali sunuyor. Buradaki masaları ise rezervasyonsuz kapmak zor. Çoğunlukla önceden rezerve edilmiş oluyorlar. Deniz manzaralı bir masa istiyorsanız arayıp yer ayırtmanızı tavsiye ederiz.

Tarihi Cumhuriyet Meyhanesi: İstanbul’un Hatıra Defteri

Bir zamanlar Sait Faik Abasıyanık’tan Cahide Sonku’ya kadar İstanbul’un tanınmış simalarının buluşma noktası olan Tarihi Cumhuriyet Meyhanesi, İstiklal Caddesi’nde bulunan Balıkpazarı Sahne Sokak’a konumlanmış.

Özel gecelerde ve hafta sonlarında burada fasıl ekibine denk gelebilirsiniz. Mezeler keyifli ve ana yemekler çok lezzetli. Mekan saat 01:00 olunca kapılarını kapatıyor. Yani birkaç yere birden gitmek istiyorsanız burayı en sona bırakmayın.

Madam Despina: Türkiye’nin İlk Kadın Meyhane İşletmecisi

İstanbul’da yolunuz Feriköy’e düşerse orada sizi çok nostaljik bir meyhane bekliyor: Madam Despina. Muşambadan masa örtüleri, duvarları süsleyen fotoğrafları, ziyaretçilerin kucağına yerleşmek için an bekleyen kedileri ve pek leziz mezeleri ile Madam Despina, aynı zamanda katı kuralları ile tanınıyor.

“Her masa bir cumhuriyettir.” felsefesi, Madam Despina’dan mekana miras. Yani masalar arasında yaşanacak gereksiz bir gerilim, ziyaretçilerin nazikçe mekanı terk etmelerininin istenmesi ile son bulabilir. Mekanda ünlü sanatçılarla karşılaşmak mümkün. Küçük bir bilgi daha: Sezen Aksu’nun “Yine mi Çiçek” şarkısında, üstü kapalı bir şekilde Madam Despina’dan bahsedilir.

Haftanın her günü açık olan mekanda, fasıl ekibi 20:30’da sahne alıyor. Çoğunlukla Türk Sanat Müziği çalınıyor.

Agora 1890 Meyhanesi: Bir Aşk Uğruna Kurulan Mekan

Rum Kaptan Asteri tarafından 1890 yılında kurulan Agora 1890 Meyhanesi, kaptanın aşık olduğu kadının “Seninle karaya demir attığın zaman evlenirim.” demesi sonucunda hayat bulmuş. Daha sonrasında oğullarının işletmeci koltuğuna geçtiği mekan, 1994’te kapandıktan sonra 2014’te yönetmen Ezel Akay’ın önderliğinde yeniden açılmış.

Balat’ta bulunan meyhane, özellikle deniz ürünlerinden yapılmış mezeleri ile konuklarını mest ediyor. Mekanda ayrıca meyhane kültürüne uygun müzikler çalınıyor.

Akın Balık: Yeşilçam Filmlerindeki O Meyhane

Yeşilçam filmlerinde gördüğümüz salaş meyhaneler gibi tasarlanmış Akın Balık, arka planda çalan Türk Sanat Müziği şarkıları ve lezzetli deniz ürünleri mezeleri ile özellikle hafta sonları dolup taşıyor. Karaköy’de bulunan Akın Balık, İstanbul’un yıllanmış meyhane kültürünü yaşatmaya devam ederken uygun fiyatları ile misafirlerinin yüzlerini güldürüyor.

Karaköy’de tam deniz kenarına konumlanmış Akın Balık, martı ve motor sesleri arasında, yani İstanbul’un sesleri arasında keyifle muhabbet edebileceğiniz bir yer. Çalışanlar sıcakkanlı ve servis hızlı. Daha ne olsun!

Güneşin Sofrası: Nazım Hikmet’e Selam Olsun

Nazım Hikmet’in bir şiirinden esinlenilerek konulmuş ismi ile Güneşin Sofrası, meyhane crawling deneyimimizde bizi şehrin öteki yakasına götürüyor. Kadıköy’de bulunan Güneşin Sofrası, Nazım Hikmet Kültür Evi’nin birinci katına konumlanmış bir mekan.

Güler yüzlü personeli, lezzetli mezeleri ve keyifli müzikleri ile Güneşin Sofrası, meyhane macerasına Kadıköy’de başlamak ya da sonlandırmak isteyenler için iyi bir seçim olur.

Yazar

Bir Yorum Yazın