15. ve 16. yüzyıllar arasında yaşamış ve Kanuni Sultan Süleyman döneminde İstanbul’u da ziyaret etmiş ünlü Fransız bilim adamı, çevirmen ve topograf Petrus Gyllius; “Dünyadaki bütün şehirler yok olabilir, fakat gönüllerde yaşamaya devam eder.” demiş.

Türkiye’nin antik kentler konusunda bir cennet olduğunu söylemek hiç yanlış olmaz. Ülkemizin her köşesinde tarihe ışık tutan ve gönüllerde yaşayan gizemli bir güzellik bulmak mümkün. Peki, binlerce yıllık geçmişleriyle merak uyandıran ve ilham veren bu güzergahlar nereler? Yani Türkiye’deki antik kentler hangileri?

İflah olmaz bir kültür meraklısıysanız, geçmişe ve doğaya karşı yoğun bir ilgi duyuyorsanız hazırlanın. Antik kentlere doğru yola çıkıyoruz! Ne de olsa Türkiye’de güneşin ve medeniyetin doğduğu bir sürü büyüleyici atmosfer var.

1. Homeros’un Kenti: Truva Antik Kenti

Truva Antik Kenti sadece Türkiye’nin değil, dünyanın da en ünlü antik kentleri arasında yer alıyor. UNESCO Dünya Miras Listesi’nde bulunan bu görkemli kent, konumu nedeniyle uzun yıllar boyunca uygarlıklar arasında önemli bir bağlantı noktası olmuş.

Buradaki en erken yerleşim katmanı MÖ 3000’e kadar dayanıyor. Bu yüzden tarihi okumak ve gözlemlemek açısından çok önemli bir bölge. Çanakkale’deki bu dünyaca ünlü kalıntılar, 5 bin yıllık bir tarihe ve birbiri üzerine kurulmuş 9 tane kente ait.

Ayrıca edebiyatın en eski, en büyük eserlerinden kabul edilen İlyada ve Odessa’da Truva Savaşı’na dair söylenceler dile getirilir. Homeros’un yazdığı bu iki eser sayesinde Truva efsanesi modern kültürde de kendisine yer edinmiş durumda.  

2. Felsefenin Merkezi: Assos Antik Kenti

Assos Antik Kenti, Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine 17 kilometre uzaklıkta bulunan Behramkale Köyü içerisinde yer alıyor. Kent denizden 236 metre yükseklikte, sönmüş bir volkanik tepe üzerinde ve andezit kayalıkları arasında inşa edilmiş. Assos Antik Kenti’nin karşısında ise manzarısıyla dikkat çeken Midilli Adası bulunur.

Geçmişi MÖ 6. yüzyıla kadar uzanan kent, döneminin en önemli ticaret noktalarından biri olarak gösteriliyor. Ayrıca felsefe tarihinin en ünlü filozoflarından biri olan Aristoteles’in de Assos’ta bir süre yaşadığı ve felsefe okulu kurduğu biliniyor.

3. Medeniyetin Merkezi: Efes Antik Kenti

Efes Antik Kenti; ülkemizin en ünlü, en merak edilen tarihi bölgelerinden biri. Dünyanın 7 harikasından biri olan Artemis Tapınağı’nın da bulunduğu kente dünyanın birçok noktasından turist akın ediyor.

Medeniyetin merkezlerinden biri olarak görülen kentin geçmişi MÖ 6000 yılına kadar uzanır. Dünyanın önde gelen tarihi yapılarından biri olarak kabul edilen Efes, Amazon adı ile anılan kadın savaşçılar tarafından kurulmuş.

İzmir’in Selçuk ilçesinde yer alan kent, Hristiyanlık açısından da oldukça önemli bir nokta. İncil’de adı geçen kentlerden biri olan Efes, insanlık tarihi açısından kültürel bir miras olarak kabul ediliyor.

4. Hititlerin Kalbi: Hattuşa Antik Kenti

Hititler Anadolu’daki ilk örgütlü devlet yapısını kuran, tarihsel açıdan çok önemli bir uygarlık. Bu önemli uygarlığın kalbi ve başkenti konumundaki Hattuşa’nın kalıntıları Çorum’da bulunuyor.

Bir açık hava arkeoloji müzesi olarak ifade edilebilecek Hattuşa, Aşağı Şehir ve Yukarı Şehir olmak üzere iki bölgeden oluşuyor. Aşağı Şehir diye adlandırılan yerde sivil yaşam alanları bulunuyor. Bu yaşam alanlarının orta noktasında ise Büyük Tapınak yükseliyor. Yukarı Şehir’de ise “Tapınaklar Mahallesi” olarak anılan bölge bulunuyor.

Hitit İmparatorluğunun kalbi olarak Anadolu’da yüzyıllar boyu çok önemli bir yere sahip olan Hattuşa Antik Kenti, 1986 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi’ne alınmış.

5. Afrodit’in İzinde: Knidos Antik Kenti

Knidos; Muğla’nın denizi ve doğal güzellikleriyle dikkat çeken köşesi Datça’da yer alıyor. Kent, Ege ve Akdeniz’in kesiştiği bir noktada MÖ 2000 dolaylarında Dor Uygarlığı tarafından inşa edilmiş. Tekir Burnu olarak anılan yarımadanın ucunda bulunan Knidos, büyüleyici bir atmosfere sahip.

Knidos; bilim, sanat ve  mimarlık gibi alanlarda tıpkı Efes gibi ileri bir uygarlık olarak biliniyor. Esk dünya harikalarından İskenderiye Feneri’ni yapan Sostratos burada yaşamış. Ayrıca ünlü Antik Yunan astronomu Eudoxus da Knidos halkından.

Knidos Antik Kenti’ne dair kazı çalışmaları ilk defa 1857-1858 yıllarında İngiliz arkeolog Charles Newton tarafından üstlenilmiş. Ancak Atinalı Praxiteles’in yaptığı ve Knidos’ta kalan çıplak Afrodit heykelinin şu an nerede olduğu bilinmiyor.

6. Filozofların Kenti: Milet Antik Kenti

Milet Antik Kenti; Aydın’ın Söke ilçesinin 30 km güneyinde bulunan Menderes Nehri’nin yakınında yer alıyor. İyon kenti olan Milet, Helenistik felsefenin önemli noktalarından biri olarak dikkat çekiyor. Büyük düşünür Thales’in de doğduğu Milet’te felsefeyle iç içe geçmiş bir atmosferi soluyabilirsiniz.

Milet, MÖ 500’den önce doğuda bulunan en büyük Yunan kentiydi. Buraya geldiğinizde günümüze kadar korunmuş Milet Tiyatrosu’nu, Faustina Hamamı’nı, Athena Tapınağı’nı ve halk meydanı olan agoraları keyifle görebilir, tarihin izini sürebilirsiniz.

7. Dünya Mirası: Çatalhöyük Antik Kenti

Konya’nın Çumra ilçesine yakın bir bölgede bulunan Çatalhöyük Antik Kenti, günümüzden 9000 yıl önceye kadar uzanan bir ‘Neolitik Dönem’ kentidir. Çağının en kalabalık yerleşim yerlerinden biri olarak kabul edilen Çatalhöyük, Neolitik ve Kalkolitik dönemlere ait buluntular sayesinde binlerce yıl önceki Anadolu’daki yaşamı anlamak açısından çok değerli.

Ayrıca Çatalhöyük, MÖ 5500 yılına kadar uzanan ilk ev mimarisi örnekleri ile de tarihe dair önemli doneler sunar. Kent genelindeki yerleşim düzenleri, toplumsal ideallere dayanan erken şehircilik örnekleri olarak kabul edilir.

8. Çingene Kızı’nın Peşinde: Zeugma Antik Kenti

Zeugma Antik Kenti; Gaziantep’in Nizip ilçesine bağlı Belkıs Köyü’nde, Fırat Nehri’nin kıyısında yer alıyor. Yaklaşık 20 bin dönümlük arazi üzerine kurulan Zeugma, ticari ve askeri açıdan stratejik bir bölgede bulunması sebebiyle tarihin her döneminde önemini korumuş.

Önceleri “Selevya Euphrates” olarak adlandırılan bu kent, Roma İmparatorluğu tarafından ele geçirilince köprü anlamına gelen “Zeugma” ismini almış. Bu bölgeye ait en büyüleyici simge ise antik kentteki bir villadan çıkarılan Çingene Kızı Mozaiği. Çingene Kızı’nı ve Zeugma Antik Kenti’nden çıkarılan diğer mozaikleri Gaziantep Müzesi’nde görebilirsiniz.

9. Doğayla İç İçe: Olimpos Antik Kenti

Olimpos Antik Kenti, Likya Uygarlığının en önemli kenti olarak kabul ediliyor ve Kemer’e 40 kilometre uzaklıkta bulunuyor. Kentin tam olarak hangi tarihlerde kurulduğu bilinmiyor ve kalıntıları orman içinde yer alıyor.

Olimpos Antik Kenti’ndeki kalıntılar, Kuzey ve Güney Nekropol olarak adlandırılıyor. Bu bölgeyi ziyaret ettiğinizde ağaçlarla kaplı doğal bir alan içerisinde yüzlerce eser göreceksiniz.

10. Apollon’un Aşkına: Side Antik Kenti

Side Antik Kenti, MÖ 7 yüzyıl civarında bugünkü Antalya-Manavgat’ta kurulmuş ve Antik Çağ’da Pamfilya olarak bilinen bölgenin önemli bir liman kenti olmuş. Zaman içerisinde de Lidya, Pers, Roma ve Bizans gibi birçok farklı medeniyete ev sahipliği yapmış.

Denizin kıyısında bulunan Side Antik Kenti’nin tarihi kapısından girdiğinizde Antik Tiyatro, Apollon Tapınağı ve Agora Hamamı sizi keyifli bir tarihi yolculuğa çıkaracak. Özellikle Roma mimarisinin ihtişamlı örneklerinden biri olan Side Antik Tiyatrosu ile geçmişe ışınlanacaksınız.

Yazar

Bir Yorum Yazın