BASE Jumping, ekstrem sporlar arasında son yıllarda en revaçta olanlarından. Peki, BASE Jumping nedir? Öncelikle bu terimin açılımından bahsedelim. BASE, building, antenna, span ve earth kelimelerinin baş harflerinin birleşimi ile oluşmuş bir kavram. Yani BASE Jumping, bina, köprü, uçurum veya kule gibi yüksek bir yerden paraşütle atlama ya da wingsuit ile uçma sporuna deniyor. Serbest atlayıştan (skydiving) çok daha tehlikeli ve uzmanlık gerektiren bu spor, doğal olarak bir takım güvenlik önlemleri gerektiriyor.

Bazı insanlar adrenalin duygusunu hissetmeden yaşayamaz. Uçları zorlar, sınırları aşar ve kendilerini her zaman bir adım daha ileriye götürürler. BASE Jumper, yani bu sporu yapan kişi, hayatın uçlarında yaşar ama kontrol hep ondandır çünkü bu ekstrem spor çok yüksek konsantrasyon gerektirir.

BASE Jumping Nasıl Yapılır: Heyecanı Doruklarda Yaşamak

BASE Jumping, belirli metre yüksekten atlayış yaptıktan sonra uygun zamanda paraşüt açıp yere inerek yapılır. Bu sporun tehlikeli olduğu varsayılır çünkü paraşütün açılacağı zaman çok iyi belirlenmelidir. Bu da tecrübe ve konsantrasyon gerektirir. BASE Jumper’lar, atlayıştan 5 ila 10 saniye sonra (yüksekliğe bağlı olarak) paraşütlerini açarak uygun iniş pozisyonuna 

BASE Jumping sporunda hataya yer yoktur. Serbest düşme sırasında yapılacak en ufak bir hata, ciddi sonuçlar doğurur. O nedenle, bu ekstrem sporu yapmayı düşünüyorsanız hem fiziksel hem de mental olarak mükemmel bir formda olmalısınız. Ayrıca, serbest düşüş ve paraşüt konusunda birikimli olmanız gerekiyor.

Birkaç saniye de olsa gökyüzünde özgürce uçmanın hissi unutulmaz bir deneyim. Yaşamın sınırlarını zorlayan BASE Jump sporcuları, paraşüt açmadan önceki hissi çok iyi bilir. Sonsuz özgürlük hissi ile beraber zirvelerde yaşanan bir adrenalin hissi…

Boşluğa atlayış yapmanın ve sonra paraşütle süzülmenin heyecanını deneyimlemeyi düşünüyorsanız, öncelikle ekstrem sporlar konusunda tecrübeli olmanız gerekiyor. Yani bu sporu yapan kişiler, öncelikle skydiving vb. ekstrem sporlarla halihazırda iç içe oluyorlar.

BASE Jumping’in Tarihçesi

BASE Jumping’in tarihçesi 1978 yılında Carl Boenish ile başlar. Deneyimli bir serbest paraşütçü olan Carl Boenish, ABD sınırları içinde bulunan Yosemite Ulusal Parkı’na konumlanmış dev bir kaya kütlesi El Capitan üzerinden atlayış yaparak tarihe ilk BASE Jumping etkinliğini kaydeder. Carl, bu atlayış sırasında standart serbest düşüş ekipmanını taşımaktadır. Atlayış video çekilir ve BASE Jumping, ekstrem sporcular arasında dikkat çekmeye başlar.

BASE Jumper’ın babası Carl Boenish hakkında 2015 yılında bir belgesel film çekildi. İlk atlayıştan sonraki deneyimlere kadar anılarını dinlemek isterseniz, aşağıdaki trailer’i izleyebilirsiniz.

Carl Boenish’in atlayışının ardından El Capitan ünlü bir BASE jumping noktası olur ama sporcuların karşısına bürokratik engeller çıkmaya başlar. Ulusal park görevlileri, bu atlayışların güvenli olmadığı gerekçesi ile El Capitan üzerinde herhangi bir BASE jumping etkinliğine izin vermez. Kaçak şekilde atlamak isteyen sporcular engellenir ve haklarında işlem yapılır.

80’li yıllara geldiğimizde, sporcuların bu konuda yaptığı görüşmeler olumlu sonuçlanır ve El Capitan BASE jumper’lar için açılır. O yıl 372 tane atlayış yapılır. Fakat bazı atlayışlar yaralanma ile sonuçlanır ve senenin sonuna doğru El Capitan üzerinden atlayış yapmak tekrar yasaklanır.

Aynı zamanlarda BASE Jumper’lar alternatif rotalara yönelmiştir. Ağustos 1979 tarihinde Carl Boenish, John Noak, Dave Blattel ve Robin Head’ten oluşan ekip, Colorado’da bulunan Royal George Bridge (Royal George Köprüsü) üzerinden bir atlayış gerçekleştirir ve ekip tüm deneyimi filme alır.

80’li yıllardan sonra BASE Jumper’lar atlayış rotalarını geliştirmeye başlar. Televizyon antenlerinden ve ABD’nin en yüksek ikinci köprüsü olan River Gorge Bridge (Gorge Nehri Köprüsü) üzerinden atlayışlar gerçekleşir. Aynı zamanda Norveç ve Arizona kanyonlarında da atlayışlar gerçekleşir.

90’li yıllara geldiğimizde BASE jumper’ların sayısı bir hayli artar ve bu sporun öncüleri rekor denemelerini geliştirmeye devam eder.

Dünyadan Ünlü BASE Jumper’lar ve Başarıları

BASE Jumper’lardan bahsediyorsak, şunu dinleyebiliriz ki onları bu dünyada engelleyebilecek hiçbir şey yok. Sınır tanımıyorlar, engel bilmiyorlar ve her zaman yeni heyecanların peşinden koşuyorlar. İşte karşınızda dünyanın en ünlü BASE Jumper’ları.

Carl Boenish: BASE Jumper’ın Babası

1941 yılında doğup 1984 yılında vefat eden Carl Boenish, modern BASE Jumping sporunun atası olarak biliniyor. Serbest düşüş video yapımcısı olan Carl Boenish, 1978 yılında filme aldığı BASE Jumping atlayışları ile bu sporu tüm dünyaya tanıtmıştı.

Boenish, Norveç’teki Troll Wall (Troll Duvarı) üzerinden yaptığı ve televizyonda yayınlanan atlayış esnasında vefat etti. Adı, ekstrem spor tarihinde sonsuza kadar yaşayacak…

Jeb Corliss: Eyfel Kulesi Fatihi

1976 doğumlu Jeb Corliss, profesyonel bir skydiver ve BASE jumper. Paris’teki Eyfel Kulesi, Seattle’daki Space Needle ve Rio de Janeiro’daki Kurtarıcı İsa Heykeli üzerinden yaptığı atlayışlarla tanınan Jeb, dünyada en çok tanınan BASE Jumper’lardan biri.

Felix Baumgartner: Stratosferden Dünyaya Atlayan Adam

1969 doğumlu Avusturyalı ekstrem sporcu Felix Baumgarther’i bilmeyen kaldı mı? İnanılması güç skydiving performanslarında rol alan Felix, aynı zamanda bir BASE Jumper. Kurtarıcı İsa Heykeli üzerinden yaptığı atlayışla en alçaktan yapılan BASE Jumping atlayışı rekoruna sahip olan Felix, aynı zamanda İsveç ve Fransa’daki atlayışları ile biliniyor.

Zak Teisser: Durmak Bilmiyor

Karavanında yaşayan bir macera adamı olan Zak Teisser, çok yönlü bir ekstrem sporcu. Skydiving, wingsuit flying ve BASE jumping sporlarının yanı sıra manzara fotoğrafçılığı ve kanopi pilotluğu ile ilgilenen Zak, aslında bir mühendis.

Bugüne kadar 8.500’den fazla skydiving ve 1.500’den fazla BASE jumping performansı gerçekleştiren Zak, Youtube hesabı üzerinden maceralarını yayınlıyor.

Türkiye’de BASE Jumping

Ülkemiz, sahip olduğu coğrafi özellikler sayesinde her türlü ekstrem spora uygun bir ülke. Örneğin Erzincan Kemaliye’deki Karanlık Kanyon. Burası BASE Jumping için oldukça ideal. Buradaki ilk BASE Jumping denemesi, 2009 yılında Arif Kemal Buhara tarafından yapılmış. Karanlık Kanyon, günümüzde hem yurt içi hem de yurt dışından BASE jumper’lar için bir atlayış noktası konumunda.

Türkiye’de bir diğer BASE Jumping noktası da Fethiye’de bulunan Babadağ bölgesi. 2012 yılında Belcekız Plajı’ndan bir gyrokopter ile 1000 metre yüksekliğe çıkan Cengiz Koçak, 13 saniyelik bir BASE Jumping performansı sergiledi.

BASE Jumping, ekstrem sporcular için bir adrenalin deneyimi olmaya devam ediyor. Unutmamak gerekir ki, bu spor için bilgi birikimi, uygun ekipmanlar ve güçlü bir bünye gerekiyor. BASE Jumping ile ilgileniyorsanız, öncelikle bu işin eğitimini almanız gerektiğini unutmayın.

Yazar

Bir Yorum Yazın