Dünya belki bir ömre sığdırılamayacak kadar büyük olabilir ama bazı yerleri var ki, onları kesinlikle ölmeden önce görmek gerekiyor.  Harika manzaraları, sıra dışı yapıları ve nefes kesen ayrıntıları ile büyüleyici güzellikteki bu coğrafi oluşumlar, onları görme şansına erişenlere hayat boyunca bir ilham noktası oluyor. Görkemli dağların zirvesinden mutlaka görülmesi gereken ilginç mağaralara, insan eli ile inşa edilmiş dünyanın en ünlü yapılarından denizlerde oluşan ilginç fenomenlere, dünyanın en ilgi çekici yerlerini içeren bir deneyim turuna çıkıyoruz.

Meteora’nın Antik Manastırları – Yunanistan

Yunanistan’da bulunan Meteora kenti, 500 metreden fazla yüksekliğe sahip tepelere kurulmuş manastırları ile pek ünlü. 14. yy ve ilerisine tarihlenen bu Rum Ortodoks manastırları, eski zamanların en sükseli eğitim merkezleriymiş. Günümüzde bu manastırlarda dini eğitim devam ediyor ama artık bu yapılar daha çok turistik amaçla ziyaret ediliyor. Yunanistan’daki en güzel manzaralardan birini deneyimlemek istiyorsanız, aşağıdaki 6 manastırı görülecek yerler listenize ekleyin.

  • Kutsal Üçleme Manastırı
  • Büyük Meteora Manastırı
  • Varlaam Manastırı
  • St. Stephan Manastırı
  • Rousanou Manastırı
  • Aziz Nicholas Anapausis Manastırı

Büyüleyici Waitomo Ateşböceği Mağarası – Yeni Zelanda

Dünyada öyle yerler var ki insanın gerçek olduklarına inanası gelmiyor. Mesela Yeni Zelanda’nın Otorohanga bölgesinde bulunan Waitomo Ateşböceği Mağaraları. Mağaranın yerel sakinleri olan uçamayan özel bir tür ateşböceği kolonisi, içeride büyüleyici bir ışık gösterisi sergiliyor. Mağaraya hiçbir yerden ışık almadığı için bu böceklerin ışığı sanki mağaranın tepesinde yıldızlar varmış gibi bir ilüzyon yaratıyor. Burada bazen senfonik müzik konserleri düzenleniyor, işte o zamanlarda Waitomo Ateşböceği Mağarası insanı masalsı bir yolculuğa çıkarıyor.

Hint Okyanusu’nda Bir Sualtı Şelalesi – Mauritius

Seyahat uzmanlarından tam puan alan yerlerden biri de ada ülkesi olan Mauritius’ta bulunan Sualtı Şelalesi bölgesi. Mauritius’un Le Monde bölgesinde kum ve alüvyonun su ile etkileşimden dolayı oluşan bu görüntü, özellikle kuş bakışı açısı ile bakınca sanki denizin altında bir şelale varmış etkisi oluşturuyor. Yani aslında suyun altında bir şelale yok, sadece bir göz yanılması var. Bu deneyimi yaşamak isteyenler için bölgede helikopter turları düzenleniyor. Mauritius’u görme şansı elde edemeyenler ise Google Earth üzerinden bu manzaranın tadını çıkarabiliyor.

Çölde Gizli Bir Kent: Petra Antik Kenti – Ürdün

Yolu Ürdün’e düşecek maceraperestler, Lut Gölü ile Akabe arasındaki topraklarda saklanan bir sarayı mutlaka ziyaret etmeli. Antik zamanlarda çölün efendisi olarak tanımlayabileceğimiz Nebatiler tarafından inşa edilen bu antik kent için eski zamanlarda Raqmu ismi kullanılıyormuş. Günümüzde ise Petra ismi tercih ediliyor. Eski zamanlarda çölden geçen kervanlar için korunaklı bir sığınak olan Petra, aldığı vergilerle o kadar zenginleşmiş ki çölün ortasında bulunan bu şehre havuzlar bile inşa edilmiş. Taşlara oyulmuş yapılardan oluşan Petra, yer aldığı konum itibari ile insana sanki başka bir gezegene, başka bir kültürü ziyaret etmiş gibi hissettiriyor.

Peribacalarının Gizemi: Kapadokya – Türkiye

Ölmeden önce görülmesi gereken yerler listesinin belki de en güzel seçeneklerinden biri, hemen yanı başımızda, Nevşehir şehrinde bizi bekliyor. Milyonlarca yıllık bir doğa serüveninin sonucunda oluşan peribacaları, çevrede bulunan kayalık arazinin de etkisi ile insanı sanki yeni bir gezegeni keşfetmiş gibi düşündürebilir. Üstelik Kapadokya’nın gizemi sadece peribacaları ile sınırlı değil. Çevrede taşlara oyulmuş birçok antik kent var. Burada yaşanabilecek en güzel deneyim ise balon turu. Kapadokya’da balon üzerinde gün batımı izlemek, tam anlamı ile hayatı değiştiren bir deneyim.

Doğa Ressamlığa Soyunursa: Gökkuşağı Dağları – Çin

Devasa yüzölçümü ile Çin, görünce insanı mest eden birçok coğrafi oluşuma sahip. Bunlar arasında en ünlülerinden biri Çanhey Danşia Ulusal Jeoparkı içerisinde bulunan Gökkuşağı Dağları. Tıpkı her şeyi rengarenk boyamak isteyen bir ressamın ortaya çıkardığı bir tablo gibi görünen Gökkuşağı Dağları, özellikle akşamüstü zamanlarında güneş ışınları yataylaşırken doğa aşıklarına bir ışık ve renk gösterisi sunuyor. Özel tepelere inşa edilmiş iskeleler vasıtası ile gezginler, güvenli bir şekilde bu performansı izleyebiliyor. Dağlar üzerinde oluşan ışık ve renkler, kayaç ve kumulların demir ve magnezyum yönünden zengin olması ile alakalı. Güneş ışınları bu elementler üzerinden yansırken, farklı renkler oluşturuyor ve sanki dağlar, gökkuşağı rengindeymiş gibi görünüyor.

Sonsuzluğun Ortasında: Salar de Uyuni – Bolivya

Dünyanın en büyük tuz gölleri listesinde ilk sırada yer alan Salar de Uyuni, Bolivya’nın muhtemelen en turistik yerlerinden biri olarak dünyanın en ilginç yerlerini keşfetmek isteyen gezginleri bir araya getiriyor. Birkaç metre kalınlığında bir tuz tabakasına sahip olan Salar de Uyumi, bu özelliği sayesinde kurak ve yağışlı sezonlarda kaşiflere iki ayrı dünya sunuyor. Yapısı gereği oldukça düz bir alana sahip Salar de Uyumi, kurak sezonlarda uçsuz bucaksız bir beyaz manzara sunarken, yağışlı sezonalarda ise bir aynaya dönüşüp gökyüzünü yansıtıyor. O sırada burada bulunan gezginler, kendilerini bir sonsuz gökyüzünün içinde buluyor. Denk getirebilirseniz, burayı flamingoların göç zamanında görmenizi tavsiye ediyoruz.

Başka Bir Boyut: Cehennem Kapısı – Türkmenistan

Dünyanın harikalarını daha yakın konumlardan keşfetmek isteyenler için bir öneri ile devam ediyoruz: Türkmenistan’daki Cehennem Kapısı. Karakum Çölü’nde bulunan Darvaza Krateri, 69 metre genişliği ve 30 metre derinliği ile hala faal bir şekilde lav oluşumlarına sahne oluyor. Başkent Aşkabat’a 270 km uzaklıkta bulunan Ahal bölgesinde bulunan bu faal krater için turlar düzenleniyor. Bu kraterin nasıl oluştuğu ise hala bir gizem konusu. Çölün ortasında, tıpkı cehenneme açılan bir boyut kapısı gibi görünen krater, dünyanın gizemlerini keşfetmek isteyenler için mükemmel bir rota.

Parlayan Dalgalar: Vaadhoo Plajı – Maldivler

Rotamızı çok uzaklara, Maldivler’e çeviyoruz. Son yüzyılın en revaçta tatil ve keşif bölgelerinden Maldivler, zengin habitatı ile aynı zamanda doğa tutkunları için tam bir mabet konumunda. Sahip olduğu mercan adaları sayesinde dalış sporu ile ilgilenenlerin rüya yolculuklarından birine ev sahipliği yapan Maldivler, Vaadhoo plajında yaşayan özel bir mikroorganizma ile çok ünlü. Bu organizma, oksijen ile temasa girdiğinde ortaya elektrik mavisi bir renk çıkıyor. Güneş battığında, deniz mavi ışıklarla parlamaya başlıyor. İzleyicilere ise bu görüntü karşısında doğanın gücüne hayran olmak kalıyor.

Cennet Merdivenleri: Montserrat – İspanya

Ölmeden önce görülmesi gereken yerler listemizi, insan eli ile yapılmış bir şaheserle sonlandırıyoruz. Yolu Barselona’ya düşenler, bir günü kesinlikle Montserrat’a ayırmalı çünkü dağın tepesinde bulunan tapınakta, görenleri hayrete düşüren bir eser var: Cennet Merdivenleri. Montserrat Manastırı içinde bulunan bu eser, gökyüzüne doğru uzanan bir tür döner merdiven. Tapınak içinde görülecek birçok eser daha var ama bu merdivenler, kesinlike insanın hayal gücünü bir seviye ileri taşıyor.

Yazar

Bir Yorum Yazın