“Tabiat aşkı, insanın ümitlerini boşa çıkarmayan yegane aşktır.” Honore de Balzac

Teknolojinin ya da sosyal medya bağımlığının yarattığı negatif enerjiden ötürü son yıllarda yeniden doğaya dönmek ve kamp yapmak bir trend halini aldı. Beton binalardan, bilgisayarlardan, akıllı telefonlardan, arabalardan uzaklaşarak doğanın içine karışma isteği tekrar canlandı.

Birbirine benzeyen 5 yıldızlı otellerin Wi-Fi’li odalarını, saunalarını, havuzlarını, jakuzilerini tercih etmektense, doğanın kalbinde çadır kurmak, çevreden odun toplamak, kamp ateşi yakmak, yemek hazırlamak ve 5 milyar yıldıza sahip bir gökyüzünün tadını çıkarmak çoğu insan açısından çok daha romantik ve çok daha gerçekçi bir deneyim halini aldı.

Hele arkadaş gruplarıyla deniz ya da göl kıyılarında yapılan kamplar ve doğa tatili acayip keyifli hale geldi. Şehrin gürültüsünden ve keşmekeşinden beraber kaçmak, huzura erişmek, özel anları biriktirmek ve dostça paylaşmak büyük kentlerde bulunamayan başka türden bir güzellik sunmaya başladı.

Profesyonel kampçılar ya da sürekli kamp yapanlar bilirler tabii ama kampa yeni başlayacak olanlar açısından bazı ekipmanlara ihtiyaç vardır. Peki nedir bu ekipmanlar?

Kamp Yapmak İçin Gerekli Olan Ekipmanlar Nelerdir?

Mesele kamp yapmak ise alınacak malzemelerin sonu gelmez ama biz sizlere en önemli ekipmanlardan bahsedeceğiz.

-Uyku Ekipmanları: Uyku tulumu, mat ve çadır. Bu malzemeleri kamp yapacağınız mevsime göre seçebilirsiniz.

-Kıyafet: Doğada içerisindeyken hava daha yağmurlu, rüzgarlı ya da soğuk olabilir. Yaz mevsiminde bile gittiğiniz yere göre bazı geceler serin geçebilir. Bu yüzden yanınızda sizi soğuğa karşı koruyacak kıyafetler olmalı.

-Yemek Ekipmanları: Tava, tencere, ocak, tüp gibi pişirme ekipmanları kamp alanlarının vazgeçilmezidir. Tabii bu malzemeler kamp alanlarına ve mevsime göre değişebilir.

-Işık: Doğada en çok ihtiyaç duyulan malzemelerden biri de ışıktır. Gün battıktan sonra her yer karanlığa gömülür ve yanınızda mutlaka ortamı aydınlatacak bir lamba ya da fener olması gerekir.

-Hayatta Kalma Ekipmanları: Doğada ne zaman ne olacağı belli olmaz. O yüzden her duruma hazırlıklı olmakta fayda vardır. Yanınızda ilk yardım çantası, çakı, bıçak, ip, sinek ve böcek kovucu, güneş kremi gibi malzemeler de mutlaka bulunmalıdır.

Tüm ekipmanlarınız tamam ise haydi göl kıyısında kamp yapılacak yerlere beraber göz atalım, tabiat aşkıyla dolup taşalım.

1. Eğirdir Gölü

Eğirdir Gölü Isparta iline bağlıdır ve Sultan ile Karakuş Dağları’nın arasında yer alır. Eğirdir Gölü’nün oluşumunda karstik yapının etkisi vardır ve kalker temeli üzerinde bulunan çöküntü oluklarının birleşmesi sayesinde ortaya çıkmıştır.

Eğirdir Gölü kuzeyden güneye doğru uzanır ve yeraltından gelen kaynak suları ile beslenir. Bu göl Türkiye’nin en büyük 4. gölü konumundadır. Ayrıca Eğirdir Gölü’nün güneybatı tarafındaki sahillerinde sessiz ve derin koylar vardır. Sarp kayalar bu koylara oldukça güzel görünümler verir.

Eğirdir Gölü gün içerisinde farklı türden renkler alır ve özellikle gün batımındaki seyrine doyum olmaz. Aynı zamanda gölün civarında elma ve şeftali bahçeleri mevcuttur.

2. İznik Gölü

İznik Gölü Marmara Bölgesi’ndeki en büyük göldür. İsmini İznik ilçesinden alır ve Gemlik Körfezinin ortasındaki bir çukur alan içerisinde konumlanır. İznik Gölü’nün Antik Çağdaki ismi Askania’dır ve yüzölçümü 298 kilometrekaredir. En derin bölgesi 65 metre olan gölün suyu ise tatlıdır.

İznik Gölü’nde güneşin ağır ağır batışını izlemek içinizin huzurla dolmasını sağlar. Ayrıca burada isterseniz kano yapabilirsiniz ya da sandal gezisine katılabilirsiniz. Muhteşem güzellikteki gün batımını gölün orta yerinde batırmayı da tercih edebilirsiniz.

3. Abant Gölü

Abant Gölü, Bolu’nun 34 kilometre güneybatısında bulunan bir krater gölüdür. Denizden yüksekliği 1328 metre olan gölün alanı ise 127 hektar kadardır. Yeraltından gelen sular ile beslenen Abant Gölü’nün en derin noktası 18 metredir.

Abant Gölü’nün çevresindeki bitki örtüsü çok zengindir. Bu bölgede kayın, karaçam, sarıçam, karaçam, kavak, meşe, gürgen, söğüt, ardıç gibi çok farklı türde ağaç toplulukları bulunur. Abant Gölü bu zengin bitki örtüsü sebebiyle 1988 yılında ‘Tabiat Parkı’ ilan edilerek koruma altına alınmıştır.

Abant Gölü, İstanbul’a yakınlığı sebebiyle hafta sonu kaçamakları için çok uygun bir güzergahtır. Tek başınıza ya da arkadaşlarınızla burada kamp yaparak büyüleyici bir doğaya tanıklık edebilirsiniz.

4. Salda Gölü

Salda Gölü son yılların en popüler güzergahlarından bir tanesi. Burdur’un 64 kilometre batısında yer alan göl, Türkiye’nin en berrak ve en derin tektonik göllerinden. Salda Gölü’nün etrafı ormanlık alanlarla ve ovalarla çevrili olduğu için burası zamanla mesire yeri haline gelmiştir.

Salda Gölü; masalsı turkuaz rengiyle ve beyaz kumsallarıyla ‘Türkiye’nin Maldivleri’ olarak anılıyor. Buraya gelerek hem oldukça hoş alternatif bir tatil hem de kamp yapabilirsiniz.

5. Borçka Karagöl

Artvin’in gizemli Borçka ilçesinde bulunan Karagöl, Karadeniz’in gizli cennet köşelerinden birisidir. Klaskur Yaylası’nın yakınlarında yaşanan bir toprak kayması sonucu oluşan göl, 2002 yılında ‘Tabiat Parkı’ olarak ilan edilmiştir.

Türkiye’nin en masalsı gölleri arasında bulunan Karagöl, doğa sevdalılarını açısından mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir noktadır. Gölün üzerinde yer alan platforma çıktığınızda her şeyden uzakta huzuru doyasıya hissedeceksiniz.

6. Sülüklü Göl

Sülüklü Göl, Bolu’nun Mudurnu ilçesinin sınırları içerisinde bulunuyor. Yaklaşık 300 yıl önce toprak kayması sonucu oluşan bu göl ‘Tabiat Parkı’ konumunda. Göle adını veren sülüklere ise artık rastlanmıyor.

Tamamiyle ormanlarla kaplı bir coğrafyanın ortasında bulunan Sülüklü Göl, kamp ve doğa tutkunları için gizli bir köşe konumundadır. Eğer kimsenin size ulaşmamasını istiyorsanız burası aradığınız yer. Telefon şebekelerinin dahi çekmediği bir güzegahta dilediğiniz gibi kamp kurabilirsiniz, Batı Karadeniz’in doğasının tadına varabilirsiniz.

7. Köyceğiz Gölü

Köyceğiz Gölü, Muğla’nın güneydoğusunda kalan Menteşe bölgesinde yer alan bir göldür. Bu göl tektonik bir çukurun sularla dolması ve Dalaman Çayı’nın getirdiği alüvyonların körfezin önünü tıkaması ile oluşmuştur.

Köyceğiz Gölü sahip olduğu tarihi kalıntıları ve doğal güzellikleri dolayısıyla oldukça uğrak bir noktadır. Plankton bakımından da zengin olan gölde birçok balık çeşidi yetişir. Dünyada sadece 7 tane bulunan “ayaklı göllerden” birisi olması nedeniyle de ülkemizin önemli doğal miraslarındandır.

Yazar

Bir Yorum Yazın